Zeytinyağının Tarihçesi

Zeytinyağının Tarihçesi

Ülkemizin eşsiz değerlerinden biri olan zeytin, bundan yaklaşık 5.000 yıl önce şu anki Güneydoğu Anadolu topraklarına hâkim olan Yukarı Mezopotamya’da doğmuştur. Hitit uygarlığının kitaplarında dahi yer alan zeytin, kültürümüze Samiler tarafından kazandırılmıştır.

Tarihi en eski uygarlıklara dayanan zeytin, birçok kutsal kitapta da yer almıştır. Kur’an-ı Kerim’de yer alan birçok ayette zeytinden bahsedilmekle birlikte, Eski Ahit’te bile açıkça zeytinyağının sağlıktaki öneminden bahsedilmektedir.

Bir güvercinin, Hz. Nuh Peygamber’in gemisine tufandan sonra yaşamın sürdüğünün belirtisi olarak getirdiği zeytin dalı ise, zeytinin tarih boyunca barış sembolü olarak kabul edilmesinin nedeni olmuştur. Bu nedenle, tarihe bakıldığında zeytin ve zeytinyağının önemli kullanım alanları olmuştur. 

Örneğin o dönemlerin tanınmış kişilerinin başı zeytinyağı ile ovulurdu ve zeytinyağı aynı zamanda güzel kokulu merhem olarak da kabul edilirdi.

Zeytinyağının keşfedilmesindeki en önemli olaylardan biri ise, Poseidon ile Athena arasındaki rekabete dayanan efsanedir. Bu efsaneye göre Poseidon ile Athena, Atina’yı ele geçirmek için sürekli rekabet içerisindeydi. Her iki tanrı da, tanrılar konseyine en güzel hediyeyi sunmalıydı. Bu amaca yönelik olarak deniz tanrısı Poseidon kutsal bir göl, Athena ise bir zeytin ağacı verdi. Tanrılar konseyinin hükmü ile, kazanan Athena oldu. Gerekçeleri ise zeytinin yüz yıllarca hayatta kalabilmesi ve hastalıkları iyileştiren zeytinyağının kaynağı olmasıydı.

Zeytinyağı, spor alanında da tarih boyunca önemli bir yere sahip olmuştur. Örneğin o dönemlerde, atletlerin kaslarına zeytinyağı sürülerek esneklik sağlanırdı. Başarı kazanan olimpiyat sporcularına ise ödül olarak özel bir testi içerisinde zeytinyağı verilirdi.

Zeytinyağı, Girit Krallığının tarih boyunca zengin kalmasını sağlamıştır. Zeytine ve zeytinyağına fazlaca önem veren Giritliler, saraylarını dahi zeytin ağaçlarının arasına inşa etmişlerdir. Zeytinyağını yemeklerde kullanmakla kalmamış, lamba yağı olarak da işlevselleştirmişlerdir. Hatta güzel kokulu zeytinyağı merhemleri yaparak, süslü şişerlerle ticaret yapmışlardır. 

Zeytinyağının tarihte bilinen en önemli kullanım alanlarından biri ise, ölülerin yağlanması veya zeytinyağı ile dolu taş lahitlere gömülmesidir. İnanışa göre, zeytinyağının tedavi edici bir özelliği olduğu düşünülürdü. Bunun en önemli örneği ise, Hz. İsa’nın yağlanmasıdır.

Dünya üzerinde böyle köklü ve etkileyici bir geçmişe sahip olan zeytinyağının üretiminde ise, ülkemiz dünyada dördüncü sırada yer almaktadır. Üretim devamlılığımızın nedeni ise hem topraklarımızın verimi, hem de zeytinyağının olağanüstü faydalarıdır.

  • Zeytinyağı, meme kanseri ile mücadelede dış etkilere karşı en büyük koruyucudur.
  • Aynı zamanda, diyabet hastalığında kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olur.
  • Bilinen en önemli faydalarından biri ise kabızlığı önlemesi ve sindirim sistemini kolaylaştırmasıdır.
  • Kan basıncını düzenler, kan kanserine karşı savunma mekanizması oluşturur.
  • Karaciğer hastalıklarını azaltır ve kolestrolün düşmanıdır.
  • İleri yaşlarda gerçekleşme ihtimali olan Alzheimer hastalığı riskini azaltır.
  • Cilt sağlığı için de oldukça önemlidir. Cildin prüzsüzleştirilmesine, el ve ayakların yumuşamasına yardımcı olur.
  • Kuru saçları yumuşatır ve canlandırır. Bu nedenle birçok saç maskesinde ve şampuanda zeytinyağı kullanılmaktadır.

Mucizevi yağ olarak da tanımlanan zeytinyağının 1 litresini elde edebilmek için, yaklaşık 5 kilogram zeytine ihtiyaç vardır. 5 kilogram zeytin için ise, neredeyse orta boyda bir zeytin ağacının tamamına gereksinim duyulur. Zeytinlerin tek tek elle toplanarak işlenip yağa dönüşmesi için ise paha biçilemeyecek bir emek söz konusudur.

Elbette her alanda olduğu gibi, gıda sektöründe de emeğe saygısızlık yapan ve daha önemlisi sağlığımızla oynayan birçok firma mevcut. Özellikle zeytinyağı satışı konusunda yapılan birçok hile vardır.

Örneğin kanola yağı ile zeytinyağının yapısı çok benzerdir. Bu nedenle, kokusu ve rengi olmayan kanola yağına zeytin yaprakları koyularak piyasaya sürülmekte ve hakiki zeytinyağı adı altında satılmaktadır.

Yalnızca kanola yağı ile de kalmıyorlar. Gerçek zeytinyağının maliyeti yüksek olduğu için, içerisine ayçiçeği ya da fındık yağı gibi ucuz yağlar karıştıran firmalar da mevcut. Amaçları ise maliyeti azaltırken yağ miktarını yükseltmek.

Fakat bu hileler birçok hastalığa neden olmakta, hatta bazı durumlarda hayati risk taşımakta. Bu durumda zeytinyağı alırken nelere dikkat etmeliyiz, hakiki zeytinyağını diğerlerinden nasıl ayırt edebiliriz?

  • İlk olarak bilinmesi gereken şey; hakiki zeytinyağının fiyatı, gösterilen emek ve zeytinin değeri nedeni ile diğer yağlardan daha yüksektir. Bu nedenle, gereğinden düşük fiyatlı ürünleri tercih etmemelisiniz. Çünkü gerçek zeytinyağının belirli bir maliyeti vardır ve bunun altına düşülemez.
  • Satın aldığınız zeytinyağının gerçek olup olmadığını buzdolabına koyduğunuzda da anlayabilirsiniz. Buzdolabında bekletilen hakiki zeytinyağı donar. Eğer tamamı donmuyorsa katkı maddesi içerdiği, yani hakiki olmadığı anlamına gelir.
  • Hakiki zeytinyağının keskin bir aroması vardır. Bu aroma genzinizi yakabilir, bir süre acı bir tat bile verebilir.
  • Zeytinyağının rengi, hakiki olup olmadığı konusunda bir bilgi vermez. Ancak içerdiği zeytin sayesinde keskin bir kokuya sahiptir ve bu şekilde gerçekliği anlaşılabilir.
  • “Zeytinyağı gibi üste çıkmak” deyimini kanıtlayan bir zeytinyağı hakikidir. Çünkü gerçek zeytinyağı, kullanıldığı yerde baloncuklar halinde üste çıkar. Hatta bir süre sonra katılaşabilir.

Sağlığımızı korumak adına, hakiki zeytinyağı alırken tüm bu maddelerin dikkate alınması oldukça önemlidir. Hakiki zeytinyağı nereden alırım diye düşünülürken bu konu hakkında geniş çaplı bir araştırma yapıp bir çok bilgiyi biraraya getirdiğimde bulduğum firma hakkında memnuniyet içeren övgü dolu sözler https://www.yoreselantep.com.tr/ sitesini işaret ediyor. Bu bahsedilen firmada yöresel ürünlerin satışı yapılmaktadır. Bu yöresel ürünleri satın alıp özellikle zeytinyağı ürününden memnun kalan müşteri kitlesi bir hayli fazladır.

 

Check Also

Dünya’nın En Küçük Adamı

Dünya’nın En Küçük Adamı Kimdir?   Dünya’nın en küçük adamı unvanı Nepal vatandaşı Chandra Bahadur Dangi …

One comment

  1. Zeytinyağının ana vatanı ülkemiz ama gel gör ki herşeyde olduğu gibi kıymetini bilmiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir